Ana içeriğe atla

Gizlilik Politikası

 

Gizlilik Politikası

Son güncelleme:03.05.2026

    Dipnot blogu olarak, ziyaretçilerimizin gizliliğine önem veriyoruz. Bu Gizlilik Politikası, blogumuzu ziyaret ettiğinizde hangi kişisel verilerin toplandığını, bu verilerin nasıl kullanıldığını ve nasıl korunduğunu açıklamaktadır.

  Bu politika, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında hazırlanmıştır.

1. Veri Sorumlusu

    KVKK uyarınca, kişisel verileriniz aşağıda bilgileri yer alan veri sorumlusu tarafından işlenmektedir:

Veri Sorumlusu: Dipnot Blog
İletişim: rosebahar.net@gmail.com 

2. Toplanan Veriler

  Dipnot blogunu ziyaret ettiğinizde aşağıdaki veriler toplanabilir:

  • Kimlik ve iletişim bilgileri: Ad, e-posta adresi (yalnızca kullanıcı tarafından gönüllü olarak sağlanır)

  • İşlem güvenliği bilgileri: IP adresi, tarayıcı bilgisi, ziyaret süresi ve sayfa görüntüleme verileri

  • Yorum verileri: Bloga yapılan yorumlar ve yorum sırasında girilen bilgiler

3. Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi

  Kişisel verileriniz;

  • Blog üzerindeki yorum formları

  • İletişim formları

  • Çerezler (cookies) ve analiz araçları

aracılığıyla otomatik veya otomatik olmayan yöntemlerle toplanabilir.

4. Verilerin İşlenme Amaçları

  Toplanan kişisel veriler aşağıdaki amaçlarla işlenmektedir:

  • Blog içeriğini geliştirmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek

  • Ziyaretçi geri bildirimlerini değerlendirmek

  • İletişim taleplerine yanıt vermek

  • Site güvenliğini sağlamak ve kötüye kullanımı önlemek

5. Çerezler (Cookies)

    Dipnot blogu, kullanıcı deneyimini geliştirmek amacıyla çerezler kullanabilir. Çerezler, tarayıcınız aracılığıyla cihazınıza kaydedilen küçük veri dosyalarıdır.

   Tarayıcı ayarlarınızı değiştirerek çerez kullanımını engelleyebilir veya silebilirsiniz. Ancak bu durumda blogun bazı özellikleri düzgün çalışmayabilir.

6. Üçüncü Taraf Hizmetler

   Dipnot blogu, aşağıdaki üçüncü taraf hizmetleri kullanabilir:

  • Google Blogger altyapısı: Blog yayınlama hizmeti

  • Google Analytics (varsa): Ziyaretçi analizleri

  • Reklam hizmetleri (varsa): İlgi alanına dayalı içerik ve reklam gösterimi

   Bu hizmet sağlayıcılar, verilerinizi kendi gizlilik politikalarına uygun olarak işleyebilir.

7. Yorumlar

    Ziyaretçiler bloga yorum yaptığında, yorum formunda görünen bilgiler, IP adresi ve tarayıcı bilgisi spam tespiti amacıyla toplanabilir ve saklanabilir.

8. Kişisel Verilerin Aktarılması

     Kişisel verileriniz, yasal yükümlülükler dışında üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Ancak teknik gereklilikler nedeniyle Google gibi hizmet sağlayıcılarla sınırlı olarak paylaşılabilir.

9. Veri Güvenliği

     Kişisel verilerinizin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli teknik ve idari tedbirler alınmaktadır. Ancak internet üzerinden yapılan veri iletiminin tamamen güvenli olduğu garanti edilemez.

10. KVKK Kapsamındaki Haklarınız

  KVKK’nın 11. maddesi uyarınca, aşağıdaki haklara sahipsiniz:

  • Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme

  • İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme

  • İşlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme

  • Verilerin düzeltilmesini veya silinmesini talep etme

    Bu haklarınızı kullanmak için yukarıda belirtilen iletişim adresi üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

11. Dış Bağlantılar

   Blogumuz, başka web sitelerine bağlantılar içerebilir. Bu sitelerin gizlilik politikalarından Dipnot blogu sorumlu değildir.

12. Politika Değişiklikleri

   Bu Gizlilik Politikası gerektiğinde güncellenebilir. Güncellenmiş versiyon bu sayfada yayımlandığı tarihte yürürlüğe girer.

  Dipnot blogunu ziyaret ederek bu Gizlilik Politikası’nı kabul etmiş sayılırsınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zamanı Verimli Kullanmak Mümkün mü?

Zaman Yönetimi Değil, Dikkat ve Enerji Yönetimi Üzerine          İnsanlık uzun zamandır zamanı kontrol etmeye çalışıyor. Takvimler, ajandalar, plan sistemleri, üretkenlik uygulamaları… Ama bütün bu araçlara rağmen çoğu insanın ortak cümlesi değişmiyor: “Zamanım yetmiyor.” Peki gerçekten sorun zaman mı?        Bir gün 24 saat. Bu herkes için sabit. Buna rağmen bazı insanlar aynı gün içinde üretken, dengeli ve sakin hissederken; bazıları sürekli yetişememe hissi yaşayabiliyor. Bunun nedeni zaman miktarı değil, beynin zamanı işleme biçimi olabilir. Bilişsel psikolojiye göre insan zihni zamanı doğrudan ölçmez; zamanı dikkat, duygu durumu ve zihinsel yük üzerinden deneyimler. Bu nedenle verimlilik yalnızca plan yapmak değil; doğru anda doğru zihinsel kaynağı kullanmaktır. Aşağıdaki yöntemler tam da bunun için var. 1. Zaman Takibi Yapmadan Zaman Yönetimi Başlamaz       İlk adım plan yapmak değil, gözlem yapmak. Üç gün boyunca sadece ...

Erteleme Alışkanlığı: Zihnin Kaçışı mı, Stratejisi mi?

        Erteleme çoğu zaman yanlış anlaşılır. Dışarıdan bakıldığında basit bir irade eksikliği gibi görünür. Yapılması gereken bellidir ama yapılmaz. Zaman vardır ama kullanılmaz. Ve bu yüzden kişi kendine şu soruyu sorar: “Neden yapmam gereken şeyi yapmıyorum?”       Bu soru genellikle suçlulukla birlikte gelir. Çünkü toplum, üretkenliği değerli, ertelemeyi ise zayıflık olarak kodlar. Oysa bu davranışın altında yatan mekanizma, göründüğünden çok daha karmaşıktır. Erteleme çoğu zaman bir “yapmama” hali değil, zihnin belirli bir yükü işleyemediği anlarda geliştirdiği bir düzenleme biçimidir.        Erteleme davranışı temelde duygusal regülasyon ile ilişkilidir. Yani mesele çoğu zaman zamanı doğru kullanamamak değil, yapılacak işin yarattığı içsel deneyimi yönetememektir. Bir görev sıkıcı olabilir, zor olabilir, belirsiz olabilir ya da başarısızlık ihtimali taşıyor olabilir. Bu tür durumlarda zihin yalnızca görevi değil, o görevle bi...

Dissosiyasyon: Zihnin Koruyucu Ayrışması

       Bazen yaşadığın şey sadece yorgunluk değildir. Bir ortamın içindesindir ama sanki o anın içinde değilsindir. Sesler gelir ama uzak, insanlar konuşur ama seninle aralarında ince bir mesafe vardır. Kendi bedenin bile biraz yabancı gibi hissedilebilir. Bu durum psikolojide “dissosiyasyon” olarak adlandırılır ve çoğu zaman sanıldığının aksine bir zayıflık değil, zihnin kendini koruma biçimidir.     Dissosiyasyon, algı, bilinç, bellek ve kimlik gibi zihinsel süreçlerin normalde olduğu gibi bütünleşik çalışmaması durumudur. Yani yaşanan deneyim ile o deneyimin farkındalığı arasında küçük bir kopukluk oluşur. Bu kopukluk tamamen bir “kaybolma” hali değildir. Daha çok, zihnin yaşananı biraz uzaktan deneyimlemesi gibidir. Sanki hayatın içindesin ama bir adım geriden izliyorsun.      Bu durumun ortaya çıkışı aslında oldukça anlaşılır bir biyolojik zemine dayanır. İnsan beyni tehdit ya da aşırı yük algıladığında genellikle savaş ya da kaç tepkisi...